Tuğba ESMER
  05-06-2022 01:44:00

YUSUF ATILGAN’IN ISSIZ ADAMI: C.

“- Ne iş yaparsın sen?

  - İş yapmam ben, aylakım! "

 

Aslında çalışmak gibi bir zorunluluğu olmadığından aylaklığı seçebilme özgürlüğüne sahip bir roman kahramanı C. Fakat bu durum onu özgür kılıyor mu? Daha da önemlisi mutlu olmasına yetiyor mu? İşteroman boyunca C.'nin bu içsel yolcuğuna tanık oluyoruz.

 

Peki nedir aylak olmak? İşsizlik durumu mu sadece? Salt tembellikten dolayı mı aylak olmayı seçmiştir C. ?

 

Aylaklık, C. için bir başkaldırıdır. Geçmişte yaşadıklarına, çevresindeki yozlaşan insan kalabalığına isyan etme biçimidir.Modernite içinde çürümüş ilişkiler yığınından uzaklaşma, sıradanlaşmış, bayağılaşmış toplumsal kalıplardan kurtulma yöntemidir. Bir savunma mekanizması, bir özgürlük çeşididir. 

 

Tüm bu hisler onu kötümser biri yapar. Herkese, her olaya ön yargılarıyla yaklaşır. İnsanların başına hep kötü şeyler gelsin, mutsuz olsunlar ister. Belki de tek derdi içindeki kötü duyguları yalnız yaşamama isteğidir, paylaştıkça azalsın ister içindeki karanlık denizin suları.

 

Kimseye benzemek istemez C. çünkü herkes gibi olmak korkutur onu. Farklı olmalıdır. O, tek tipleşmiş ormanın içinde değişik bir ağaç olmalı, özgürce boy vermelidir gökyüzüne doğru.Hayatının alışkanlıklar ve tekdüzelikten ibaret olması, çocukluğundaki paslı bir çiviye takılıp kalmış ruhunu ürkütür.

 

Hem kendini arar hem de kendini tamamlayacak olan kadını. Onu bulduğunda mutlaka hissedecektir, buna inanır. Üç kadın geçer C.’nin hayatından: Ayşe, Güler ve B. … Kimi hayatının ortasına kadar gelir, kimi kıyısından döner, kimi hiç uğramaz.

 

Atar kendini sokaklara, kâh bir dilencinin peşine düşer, başlar tahmin oyunlarına.Kâh sokakların adlarına takılır, o adlardan kıssalar söyler hissesine.Kâh günlerin isimleriyle uğraşır, pazarla kavga eder salıyla barışır... Çünkü ruhu aylak değildir C.'nin, aylaklık sadece bedenindedir ve bu karmaşanın içinde debelenir durur.

 

Peki, ne olmuş da C. bu hâle gelmiştir? Çok gerilerde kalsa da izlerini silemediği bir şeyler vardır. Çocukluğunda yaşanan ama peşinden ayrılmayan bir gölge gibi onu takip eden bir şeyler… Yazar, bu çatışmanın ortaya çıkardığı merak duygusunu olay örgüsünün başından sonuna kadar diri tutmayı başarır. Öyle bir zamanda dökülür ki gerçekler ortaya, okuyucu da C. ile birlikte sarsılır.

 

Bilinç akışı tekniğinin başarıyla kullanıldığı ve bu tekniğe rağmen son derece akıcı, sürükleyici bir dil karşılıyor Aylak Adam'da okuyucuyu. Çatışmaların ipuçları olay örgüsüne ustalıkla serpiştirilmiş. Okuyucu, bu ipuçlarını toplaya toplaya merakla çözüme varıyor. 

 

Ruhunun karmaşasını aylak olmakla hafifletmeye çalışan, toplumsal kalıplara, modernitenin yalnızlığına isyan eden C.'nin hikâyesi, emin olun sizi de içine çekecektir. 

 

Keyifli okumalar.

 

  Bu yazı 1028 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI