Saynur ÖZKAFA
Kuzey komşularımızdaki savaş bütün acımasızlığıyla devam ediyor. Canlar yanıyor, insanlar ölüyor, aileler yok oluyor...
RUSYA ile Ukrayna arasındaki savaş bütün vahşetiyle devam ediyor. Ettikçe de, yeni yeni dramlar yeni yeni yok olma öyküleri yaşanıyor.
Her gün… Her saat… Her dakika…
Binlerce insan şimdi suçsuz yere kara toprağın bağrında yatıyor.
Aralarında henüz yaşını doldurmamış bebeler, çocuklar, anneler, babalar…
Şimdi insanlık vicdanı soruyor:
“BU ŞUURSUZ SAVAŞ NE İÇİN?”
Ve bu suçsuz insanların ölümü kime , ne kazandıracak?
Ukraynalı anneler, çocuklarını kurtarmak için başka ülkelere gönderiyor; kendileri ise Rusya’ya karşı direnmeye çalışan askerlere yardım için savaş veriyor.
Çoğu zaman da bir vicdansız kurşun, yolunu şaşırmış bir şarapnel parçası ile yaşama veda ediyor.
Dünyanın nüfusu 7 milyarın üzerinde…
Ve bu nüfusun yarısı kadın…
Ve sanki kendisini bir anne doğurmamış gibi bir korku imparatorluğu kuran diktatörler, önüne geçen tüm çocukları, kadınları, bebekleri ayırmaksızın katletmeye devam ediyor.
Vicdansızca…
Acımasızca…
Şuursuzca…
SON KURBAN İRİNA FİLKİNA ADLI BİR ANNE
Ukraynalı İrina Filkina’nın niyeti aslında bu savaş ortamından iki yetişkin kızıyla birlikte bir Avrupa ülkesine gitmekti.
Lakin otobüs tıka-basa doluydu; iki kızını yerleştirdi, kendisi ise direnmeye çalışan Ukraynalı askerlere yardım etmek için geri döndü.
Evlatlarını kurtarmıştı.
Elbet bu savaş bir gün bitecekti.
İrina Filkina’nın hedefleri vardı. Makyaj sanatçısı olmak istiyordu. Bu amaç için çeşitli eğitimler alıyor, kendini geliştiriyordu.
52 yaşında hayat dolu bir Ukraynalı anne…
İşte bu İrina Filkina, sivil-asker ayrımı yapmayan Rus bombardımanı ile yaşamını yitirdi. Vücudu paramparça oldu.
Tırnakları hep ojeliydi. Facebook’ta ojeli tırnaklarıyla tanınıyordu. Dostlarıyla duygularını paylaşırken hep ojeli parmaklarını resmediyordu.
İçinde bulunduğumuz Nisan ayının ilk günlerinde Reuters Haber Ajansı bir fotoğraf paylaştı. İrina Filkina’nın parçalanan vücudundan etrafa saçılan ojeli koluydu bu.
Bir dostu tanıdı parmaklarındaki ojeden;
“Bu o kadın!” dedi. “İrina Filkina’nın parmakları bunlar!” diye feryat etti.
25 yaşındaki büyük kızı Olga, “Buça’dan kalkan tahliye otobüsünde yer olmadığı için bisikletle evimize dönerken yolda öldürüldü” diye ağladı.
YAĞAN YAĞMURLAR DÜNYA’NIN GÖZYAŞLARIYDI
Haber tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Gözler yaşardı…
Aynı günlerde gökyüzünü kaplayan karabulutlar, yağmur olup yağmaya başladı. Tüm ülkeleri ıslattı ilkbahar yağmurları…
Aslında tüm dünya ağlıyordu…
Yaşamın orta yerinde, idealleri ve daha pek çok yapacağı şeyleri vardı…
Ünlülerin makyaj sanatçısı olacaktı…
Kazandığı para ile kızlarını okutacaktı…
Daha sonra kazandığı para ile dünyanın güzel ülkelerini, tarihi mekânlarını dolaşacaktı…
Bitti…
İrina Filkina’nın ojeli parmakları Reuters’ın objektifine yakalandığı için dünyanın dikkatini çekti.
Aslında ölen binlerce sivilin arasında daha ne İrina’lar var…
Savaş tüm acımasızlığı ile sürüyor…
Sağ kalan kadınlar, tecavüze uğramamak için saçlarını kazıtıyor!
Ağzından alevler saçan ejderha, ölüm saçmaya devam ediyor.
Dünyadaki tüm kuruluşlar yalnızca kınamakla yetiniyor.
Ve ölen askerde olsa… Ölen genç delikanlıda olsa… Ölen yaşlı bir adamda olsa… Ölen çocuk da olsa… Ölen kundakta bebekte olsa…
Neticede anneler ağlıyor…
Hep kadınlar ağlıyor…
Tebrik ediyorum hocam kalemine sağlık