beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Saynur ÖZKAFA
  27-10-2023 17:30:00

Çıktık Açık Alınla

29 Ekim 1923’te temelleri atılan Cumhuriyetin ilk gününden bu yana tam 100 yıl geçti. 29 Ekim 2023 Pazar gününde genç cumhuriyetimiz “dalya” diyecek!

İnancımız ve güvencemiz o dur ki, dünya durdukça Türkiye Cumhuriyeti hep var olacaktır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden doğan yeni Türkiye Cumhuriyeti, bunun için büyük bedeller ödedi. Liselisinden, 70-80 yaşındaki dedelere, ninelere kadar eli silah tutan herkes koştu cephelere.

Kızlarımız, teyzelerimiz, annelerimiz ise cephenin gerisinde ellerine kına yakarak; ülke müdafaasına gönderdikleri evlatlarına, “Vatanı kurtarmadan dönme” diye tembihlemiş, biricik evlatlarını önce Allah’a sonra ise Türk Ordusu’na emanet etmişlerdi.

Osmanlının bakiyesi 12.5 milyonluk bir nüfus düşünün. Ve 1 milyon asker 13 farklı cephede canından cananından geçerek savaş veriyor, bu ülke için şehit düşüyordu.

DÖNÜM NOKTASI ÇANAKKALE

Gelibolu Yarımadası çok önemliydi bizim için. Çanakkale geçit verirse, düşman kuvvetleri İstanbul’a kadar sokulabilirdi. Bu yüzden Gelibolu’yu savunmak üzere 450 bin civarında kahraman askerimiz yola çıktı.

Ve ne yazık ki, bu askerlerden sadece 200 bini geri dönebildi.

Çanakkale’de, Dumlupınar’da, Gelibolu’da, Sarıkamış’ta, Sakarya’da, Ankara’da, Balkanlar’da, Şam’da, Trablusgarp’ta çeşitli şehirlerde ve şimdi ülke dışında kalan birçok bölgede yaklaşık 1 milyon şehit verdi bu aziz millet.

Kolay olmadı…

Yalnızca Çanakkale’de 250 bin civarında şehidimiz var. Ve bir o kadar da düşman ordularına kayıp verdirdik.

İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy, Türk askerinin kahramanlığını anlatırken şöyle sesleniyordu:

“Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor tevhidi,

Bedr’in Arslanları ancak bu kadar şanlı idi.”

Ve Şairler Sultanı Necip Fazıl, “Sakarya Türküsü” adlı şiirinde cepheye giden gençlere ağıt yakıyordu:

“Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;

Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?”

Osmanlı’nın küllerinden bir millet doğdu ve unutulmaz bir destan yazıldı.

Onun için Cumhuriyet bir destandır.

İçinde bir milletin varoluş mücadelesi vardır.

İngilizler, Çanakkale’de gördükleri maddi ve manevi kaybı, başka hiçbir yerde görmedi.

Onlar kuyruklarını kısıp Gelibolu’dan ayrılırken, Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar ve uzak diyardan gelen Anzak’lar da kuyruklarını kısıp sessiz sedasız ayrılmak zorunda kaldılar.

BİR ÇINAR AĞACI GİBİ HÜR VE BAĞIMSIZ

Cumhuriyet bir erdemdir…

Cumhuriyet, din ile devlet işlerinin ayrıldığı, fikri hür, vicdanı hür genç neslin yolunu açan bir sistemin adıdır.

Cumhuriyet, koskoca Osmanlı İmparatorluğu’nu bitiren tekke ve tarikatların tarihe gömüldüğü, tüm vatandaşların modern bir eğitimden geçtiği sistemin adıdır.

Cumhuriyet, yüzünü Batı teknolojine, bilim ve medeniyetine çevirmiş bir sistemin adıdır.

Cumhuriyet, Türklük gurur ve şuurunun, İslam ahlak ve faziletiyle birleştiği anlayışın adıdır.

DÜNYA LİDERİNİ BİR TÜRK ANASI DOĞURDU

Ne mutlu ki, bu topraklar Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi gerçekten bir dünya liderini doğurmuştur. Ve böyle bir lider de bizlere nasip olmuştur.

Çanakkale’de büyük bir darbe yiyen gurur abidesi İngilizlerin Genel Kurmay Başkanı M.Winston Churchill, Atamızın hakkını şöyle teslim eder o yıllarda:

“Biz Çanakkale’de her şeyi hesap ettik. Lakin Mustafa Kemal’i hesap edemedik. Her yüzyılda analar bir lider doğurur. Bu yüzyılın liderini bir Türk anası doğurmuştur.”

İşte böyle sevgili öğrenciler. Atamızın bundan yaklaşık 100 yıl önce yaptığı devrimler, tüm Afrika’ya, Uzakdoğu’ya ve birçok dünya ülkesine ışık oldu.

Her şeye rağmen, 100 yıla ayak basan Cumhuriyetimiz bir gökdelen misali bulutlarla yarışıyor!

Kazanımları çoktu elbette…

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı…

Soyadı kanunu…

Erkeklerle eşit statü…

Ülkenin eğitim kurumlarından ve kaynaklarından eşit şekilde yararlanmak… Ve daha Avrupa kadınlarında olmayan daha birçok hak ve hukukla donatılmak…

İKİ ŞAİRİMİZİN GÖNLÜNDEN KOPAN

Cumhuriyetimizin 10. Yılı 29 Ekim 1933 yılında ve Atamızın huzurunda büyük bir coşku ile kutlanmıştı. Şimdi ise tam 100 yıl oldu. Ve daha büyük coşkularla, Türk Bayrağı’nın dalgalandığı her yerde  de kutlanacak.

Bizlere, böylesine özgür ve bağımsız bir ülke bıraktıkları için tüm şehitlerimize, gazilerimize, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına ne kadar teşekkür etsek azdır.

Sizlere, Faruk Nafiz Çamlıbel ile Behçet Kemal Çağlar’ın birlikte yazdıkları “10. YIL MARŞI”nı sunuyorum.

Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun.

“Çıktık açık alınla on yılda her savaştan,
On yılda, on beş milyon genç yarattık her yaştan;
Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan;
Demir ağlarla ördük Anayurdu dört baştan.

Türk'üz, Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!

Bir hızla kötülüğü, geriliği boğarız;
Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.”

 

*****************

ANLAMLI SÖZ

“Cumhuriyet; ilim ve ahlakın, adalet ve faziletin iktidarıdır. Bunların fiilen yaşanmadığı yerlerde şekil ve iddia ne olursa olsun cumhuriyet yoktur.”

 Seneca

*****************

  Bu yazı 3309 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI