beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Mirhan Hakkı AKIN
  17-05-2025 20:13:00

SİLAH DEĞİL KAFA GÖTÜRÜYORUZ

Tarih 16 Mayıs 1919’u gösteriyordu. Günlerden cumaydı. Saat öğleden sonra 4 sularıydı.

Eski fakat yine de bakımlı bir tekne olan Bandırma vapuru açıkta demirlemiş bekliyordu.

Mustafa Kemal Galata rıhtımına gitti, oradan da yanındaki subaylarla birlikte sandalla vapura geçtiler. Kaptana yola çıkmak için emir verildi. Kız Kulesi açıklarına geçildi. Daha sonra vapur İngilizler tarafından durdurularak muayene ve denetlemeye alındı. Bir motor tekneyle yanaşan İtilaf devletleri subayları güverteye çıktılar. Mustafa Kemal kaptana sordu:

- Bu adamlar ne için gelmişler?

- Efendim, silah, cephane arıyorlarmış...

- Görevinizi yapınız, sonuçtan beni haberdar edin.

Sonra yanındakilere döndü. Dolmabahçe önlerinde demirli bulunan yabancı zırhlıları göstererek dedi ki:

- Bu sersem adamlar işte böyle... Yalnız demire, çeliğe ve silah gücüne dayanırlar. Maddeden başka bir şey bilmezler. Bağımsızlık ve özgürlük uğrunda savaşa kararlı bir ulusun kudret ve gücünü anlamaktan acizdirler. Biz silah ve cephane değil, ülkü, inanç dolu kafa götürüyoruz...

 

Evet bu “ülkü ve inançla” Mustafa Kemal ve bağımsızlık savaşını anlayarak, bu amaç için hizmet edecek askerler, 19 Mayıs 1919 sabahı saat 7'de Samsun’a ulaştı. Artık Türkler için ve Mustafa Kemal için yepyeni bir dönem, yepyeni bir hayat başlıyordu...

Bandırma vapuru, yalnız milletine güvenmiş, vatan aşkıyla yanan bir yürek, “bağımsızlık ve özgürlük uğrunda savaşa kararlı” bir irade ve mazlum milletlere de örnek olacak mücadelenin planına sahip bir beyin taşıyordu. En büyük ve güçlü silah milletle buluşmanın değerini bilen Mustafa Kemal’in bizatihi kendisi ve bağımsızlığa gönül vermiş yol arkadaşlarıydı.

9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Paşa, çok parlak bir askeri kariyere sahipti. Birinci Dünya Savaşı’nda komuta ettiği cephelerde yerel halkı örgütleyen bir komutandı. Ama İngilizler bunun bilincinde değildi. Onlar, ulusal bir yürüyüşün, destansı bir mücadeleyi başlatacak bu cevherin farkında değillerdi. Onlar yalnızca “demir, çelik, silah” gibi maddi cevherlere bakıyorlardı. Bu yanılgıları da onlara pahalıya mal olacaktı.

19 Mayıs; düşmanın yenildiği, vatanın kurtarıldığı, devletin kurulduğu, milletin egemen kılındığı sürecin başladığı gün, kutlu olsun! 

 

“Zamanı gelmiş fikirden daha güçlü bir şey yoktur.” (Victor Hugo)

  Bu yazı 885 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI