Millî Eğitim Bakanlığının 2002'de merkezî yönetim bütçesinden en büyük payı alan 4'üncü kurum iken, 2003'ten itibaren bu sıralamada en üst sıraya yükseldiğini aktaran Tekin, 2025 yılı itibarıyla eğitim bütçesinin, 2 trilyon 186 milyar liralık kaynakla merkezi yönetim bütçesinin yüzde 14,84'üne ulaştığını belirtti.
Derslik sayısının 2002'de 367 bin iken bugün 734 bine yükseldiğini, bu sayede derslik başına düşen öğrenci sayısının ilköğretimde 36'dan 23'e, ortaöğretimde ise 30'dan 20'lere düştüğünü anlatan Tekin, "Öğretmen kadromuz, 2002'de resmî okullarımızda 515 bin iken bugün 1 milyonu aşmış öğretmen arkadaşımıza hizmet ediyoruz. Görevdeki öğretmenlerimizin yaklaşık yüzde 79'u hükûmetlerimiz döneminde atanmış, bu süreçte toplam 819 bin öğretmenimizin ataması gerçekleştirilmiştir." bilgisini paylaştı.
TIMSS 2023 Sonuçları
Eğitimde kaliteyi artırma konusundaki hassasiyetlerinin yalnızca ulusal ölçekte değil, uluslararası alanda da kendini gösterdiğini vurgulayan Tekin, Türkiye'nin katılım sağladığı uluslararası izleme ve değerlendirme çalışmalarından elde edilen sonuçların bu gayretlerin somut karşılığını görmek açısından memnuniyet verici olduğunu bildirdi.
Geçen yıl yayımlanan PISA 2022 raporunda Türkiye'nin son 20 yılda matematik ve fen bilimleri alanlarında performansını istikrarlı bir şekilde artıran yalnızca dört ülkeden biri olduğunu anımsatan Tekin, ayrıca fiziksel ve sosyal öğrenme ortamları açısından Türkiye'nin OECD ülkelerinden daha iyi bir seviyede olduğunun altının çizildiğini söyledi.
Bakan Tekin, 4 Aralık'ta açıklanan TIMSS 2023 sonuçlarına da değinerek şu değerlendirmelerde bulundu: "TIMSS 2023 raporuna göre, Türkiye hem kısa hem de uzun vadede performansını istikrarlı bir şekilde artıran ülkeler arasında yer almaktadır. Özellikle 4. sınıf düzeyindeki sonuçlar, Avrupa ve OECD ülkeleri arasında Türkiye'nin elde ettiği başarıların kanıtıdır. Türkiye, 4. sınıf fen bilimleri alanında Avrupa ülkeleri arasında 1. sırada, matematik alanında ise 2. sırada yer almıştır. Bu başarının daha çarpıcı bir boyutu ise Türkiye'nin uygulamaya katılan tüm ülkeler ve OECD ülkeleri arasında her iki alanda da puanını en fazla artıran ülke olmasıdır. Örneğin 4. sınıf matematik alanında Türkiye, uygulamaya ilk defa dâhil olduğu 2011 yılında 50 ülke arasında 469 puanla 35. sırada iken TIMSS 2023 uygulamasında puanını 553'e yükseltmiştir. Bu puanla Türkiye araştırmaya katılan ülkeler arasında 8. sırada, OECD üyesi ülkeler arasında ise 4. sırada yer almıştır.
Matematik alanındaki bu dikkat çekici yükseliş, fen bilimleri alanındaki başarılarımızla da taçlanmıştır. Türkiye 4.sınıf fen bilimleri alanında uygulamaya ilk kez dahil olduğu 2011 yılında 463 puanla 36. sırada iken TIMSS 2023 uygulamasında 570 puanla araştırmaya katılan ülkeler arasında 4. sıraya, OECD üyesi ülkeler arasında ise 2. sıraya yükselmiştir. Uygulamaya katılan ülkelerin ortalamasından tam 76 puan daha yüksek bir performans sergilediğimizin altını çizmek isterim. Bu sonuçlar, Türkiye'nin eğitimdeki ilerlemesini uzun vadeli bir süreçte nasıl istikrarlı bir şekilde sürdürdüğünü de ortaya koymaktadır."
Türkiye'nin TIMSS 2023'te 8. sınıf düzeyindeki sonuçlarında da eğitimde kat edilen mesafeyi güçlü bir şekilde teyit ettiğini vurgulayan Tekin, ülkemizin uygulamada 44 ülke arasında matematik alanında 509 puanla 13, fen bilimlerinde ise 530 puanla 7. sırada yer aldığını belirtti.
TIMSS 2023'te Türkiye'nin 8. sınıf fen bilimleri alanında Avrupa ülkeleri arasında 3. sırada yer aldığını, fen bilimleri alanında OECD üyesi ülkeleri arasında puanını en fazla artıran 1. ülke olduğunu aktaran Bakan Tekin, matematik alanında da puanını en fazla artıran 2. ülke konumunda olduğunu söyledi.
Bakan Tekin, "Türkiye, TIMSS 2023'te tüm sınıf düzeyi ve alanlarda bugüne kadarki en yüksek başarıyı elde etmiştir. Her iki sınıf düzeyinde de kaydedilen bu sonuçlar yaptığımız yatırımların sadece eğitim göstergelerini değil, nicel göstergeleri değil, aynı zamanda doğrudan öğrenci başarısına da yansıdığını teyit etmektedir. Bu durum okullarımızda verilen eğitimin niteliğini güçlendiren reformların açık bir kanıtıdır." dedi.
"Eğitimde yarışma anlayışını reddederek, iş birliğini ve dayanışmayı merkeze alıyoruz"
Bakan Tekin, bu yıl hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin eğitim yoluyla şahsiyet inşasını esas alarak sadece bilgiye ulaşan değil, bilgiyi hikmetle yoğurup erdemle hayata geçiren bir nesil yetiştirme idealine dayandığını söyledi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin öğrencileri yalnızca akademik anlamda başarılı bireyler değil; ahlakıyla, duruşuyla ve irfanıyla topluma yön verecek öncü nesiller hâline getirmeyi hedeflediğini ifade eden Tekin, ayrıca modelin insanı merkeze alarak bireysel farklılıkları gözeten, öğrenme süreçlerini anlamaya ve geliştirmeye odaklanan bir sistem inşa ettiğini kaydetti.
Maarif modelin Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği "seciye-i millîye" ve "tarihiyemizle mütenasip bir kültür" idealini temel alarak şekillendiğini vurgulayan Tekin, "Eğitim anlayışımızda öğrenciler, sürecin edilgen birer unsuru değil, öznesidir. Bizler eğitimde yalnızca bireysel başarıları önceleyen değil; topluma karşı sorumluluğunu hisseden, eleştirel düşünebilen, çözüm üreten, aynı zamanda yüksek bir ahlaki idrake sahip bireyler yetiştirme çabasının içerisindeyiz." dedi.
Bakan Tekin, yeni müfredatın öğrencileri zihinsel, sosyal, duygusal ve manevi boyutlarıyla bütüncül bir anlayışla geliştirmeyi hedefleyen bir çerçeve sunduğuna dikkat çekerek, "Bu modelle eğitim sistemimizde bireysel farklılıkları gözetiyor, öğrenme süreçlerini kişiselleştiriyor ve sosyal sorumluluk bilinciyle yüksek bireyler yetiştirmeyi esas alıyoruz. Eğitimde bir yarışma anlayışını reddederek, iş birliğini ve dayanışmayı merkeze alıyoruz." diye konuştu.
Modelin temel taşlarından birinin de Türkçe olduğunu vurgulayan Tekin, yeni müfredatta dil eğitimine büyük bir önem verdiklerini, öğrencilerin dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini geliştiren bir anlayışı benimsediklerini söyledi.
Bakan Tekin, mesleki ve teknik eğitimin gelişmesinin sektörle işbirliği halinde olacağını belirterek, gelecek yıl çalışacakları önemli konulardan birinin de bu konu olacağını aktardı.
"Adil bir biçimde mülakat yaptık"
Bakan Yusuf Tekin, bazı sivil toplum örgütleriyle yapılan protokollere ilişkin eleştirilere cevap verdi.
Bakanlığının 2024 yılı bütçesinden kar amacı gütmeyen kuruluşlara 5 milyar 895 milyon lira civarında bir ödeme yapıldığını ifade eden Bakan Tekin, şu açıklamalarda bulundu: "UNESCO gibi dâhil olduğumuz uluslararası kuruluşlara bakanlığımız bütçesinden yaptığımız ödemeler var. Türkiye Maarif Vakfının yurt dışında bayrağımızı dalgalandırdığı okullarımız için yaptığı inşaat ve personel giderleri var. Bunun dışında sivil toplum örgütlerine ve meslek kuruluşlarına Bakanlığımız bütçesinden para aktarıldığını iddia edenler varsa bu çarpıtmadır. Biz belediyeleriniz gibi merkezi bütçeden ayrılan paralarla konser yapmıyoruz. Biz tamamen eğitim öğretim için harcıyoruz. Bir tek kuruş başka bir yere para aktarmadık. TOBB, ticaret odaları, sanayi odaları veya başka meslek kuruluşlarıyla yaptığımız protokollerin hiçbirinde bütçe ayıracak bir protokole imza atmadık, atmayız."
Kapatıldığı ifade edilen köy okullarına ilişkin Bakan Tekin, bir öğrencisi dahi olsa talep gelmesi hâlinde bu okulları açmaya hazır olduklarını ifade etti.
Öğretmen alımındaki mülakatlara yönelik ise Bakan Tekin, "Cumhuriyet tarihinde görülmemiş şekilde adil bir biçimde mülakat yaptık." dedi.
Konuşmaların ardından Millî Eğitim bakanlıkları ile bağlı kurumların 2025 yılı bütçeleri TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.